Hem Çocuk, Hem de Kariyer Yapmak Mümkün

AvantGarde Management Ajans Başkanı ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Basın Yayın Komisyon Başkanı Burçak Ilıman ile Kararlı Kadınlar olarak yaptığımız özel röportaj

Hem Çocuk, Hem de Kariyer Yapmak Mümkün

KararlıKadınlar.com olarak iş hayatında başarıyı yakalamış, kendi tabiriyle "İş İnsanlarıyla" yaptığımız özel röportajlara devam ediyoruz. Bu hafta AvantGarde Management Ajans Başkanı ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Basın Yayın Komisyon Başkanı Burçak Ilıman'la KararlıKadınlar.com olarak iş yaşamını konuştuk.

Kararlı Kadınlar : PR nedir? Siz şirket olarak PR kategorisinde misiniz? Kurumlar ve kişiler dahil olmak üzere her kesim PR'a neden ihtiyaç duyar ve tercih etmelidir? PR hizmeti almak isteyen kişi veya kuruluş, neden şirketinizi tercih etmelidir?

Burçak Ilıman : PR’ı, kurumların kitlelerle iletişim kurmak amacıyla yürüttükleri, kamu yararı esas alınarak devam ettirilen düzenli faaliyetlerin yürütülmesi olarak tanımlayabiliriz.

Günümüzde şirketler toplumun gözünde güven kazanmaya, bu güveni sürekli hale getirmeye ve güçlendirmeye ihtiyaç duyuyor. Edindiğimiz bilgiler ve deneyimler sonucunda birey olarak bile kendimize yol haritası çizip o doğrultuda bir yaşam sürerken, şirketlerin de sürdürülebilirliğini devam ettirebilmesi adına PR’ı kullanarak hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu plan dâhilinde de birinci aşamayı, şirketlerin uzun vadede işleyişlerini devam ettirebilmeleri adına kamuoyunu bilgilendirmeleri oluşturuyor. Bilgilendirmenin sağlanmasına imkân veren en önemli etkinlik ise PR olarak karşımıza çıkıyor. İster kurumlar ve hedef kitleleri arasındaki ilişki olsun, isterse insan ilişkileri olsun; bağın sağlıklı ve kuvvetli olması için gerekli olan en temel olgu iletişimdir. Bu kavram, kurum içinde veya dışında gerçekleştirilen doğru yönetim, etkili organizasyon vb. çalışmalarla elde edilebilir.

 

Neden girişimciliği, iş insanlığını tercih ettiniz? Neden bu sektörü tercih ettiniz?

Girişimci olmak günümüzde oldukça popüler bir kavram haline geldi. Hemen her gün yeni bir uygulama, yeni bir teknoloji ile karşılaşır olduk. Akşamdan sabaha hızla değişen bir dünya ile karşı karşıyayız. Dünya bu kadar hızlı dönerken fikirleri fırsata neden dönüştürmeyelim diyerek medyadaki deneyimleri mi PR sektöründe değerlendirebileceğimi düşündüm masanın diğer tarafında yol almaya karar verdim. 2000'li yılların başından bu yana da sektörde iyi bir yer edindiğimize inanıyorum.

Son dönemlerde siyasi partilerden çok uluslu ve ulusal firmalara, sanatçılara, PR sektörüne kadar pek çok kişi ve kesimin yerel basına yönelik ilgisi arttı ve algısı değişti. "Eskiden de böyleydi" demiyorsanız bu değişimin gerekçesi nedir? Yerel basın bu tür durumlarda reklam veren firmaların reklam pastasından da pay edinmeyi doğal olarak bekler. Bu anlamda yerel basına önerileriniz nedir?

İş  hayatım boyunca yerel basının gücünü her zaman göz önünde bulundurdum. Aslında bakılırsa yerel basın bulunduğu şehrin nabzını birçok ulusal yayına göre çok daha aktif tutabiliyor. İstanbul, Ankara hariç, yerel basın tirajlarına baktığınızda o şehirde yayınlanan birçok ulusal yayınla aynı hatta daha yüksek erişime sahip olduğunu görebilirsiniz. Bu da insanların haber alma tercihinin kendi şehrinin yayınlarından yana yaptığının en büyük kanıtı. Reklam verenler de eminim ki bu durumu göz önünde tutuyorlardır.

Gebze Bölgesi ve Kocaeli'ye dair izlenimleriniz?

Gebze ve Kocaeli bölgesi benim için küçük bir İstanbul. Sanayinin, iş dünyasının kalbinin attığı nadir şehirlerden, durum böyle olunca ülke ekonomisine katkıları da sonsuz. Sapanca Belediye Başkanlığına medya konusunda danışmanlık hizmeti verdikten sonra bu bölgeler benim gözümde daha da değerli bir hal aldı. İstanbul'a yakın olması sebebi ile de müşteri portföyümüzü bu alanda geliştirmeye devam ediyoruz.

Hayatı doğru programlamanın işinize, ailenize, sosyal hayatınıza katkıları neler? 

Günümüzde en değerli kavram zaman… Hayat içerisinde o kadar hızlı bir akışın içerisindeyiz ki yanlış zaman planı hayatımızdan çok şey götürebilir. Ben kendimi bildim bileli zamanımın kıymetini bilenlerdenim. İş hayatına adım atıktan sonra da planlı ve prensipli zaman yönetiminin çok faydasını gördüm. Hem çocuğuma, hem sosyal hayatıma, hem de iş hayatıma aynı özeni gösteriyorum. İşin stresinden yorulduğum zaman oğlumla oyunlar oynayarak deşarj olabiliyorum ya da sosyal çevremle planlar yaparken, toplantımı gerçekleştireceğim ortamlara yakın yerlerde planlar yapıyorum. Bu tarz minik detaylarda bana zaman kazandırıyor ve her şeye yetişme fırsatı sağlıyor.

Çocuk sahibi bir iş kadınının başarısının sırrı nedir? İş erkeği diye bir tanımlama olmadığına, iş adamlığı tanımlamasında adam kelimesi erkekle özdeşleştiğinden esasla doğru tanımlama geneli kapsayacak şekilde iş insanı olmalı mı? Mevcut tanımlama kalmalı mı? Niçin?

Öncelikle meslekte başarılı olmanın şartlarını; disiplinli, özverili, empati yeteneğine sahip, titiz, olumsuzluklar karşısında hoşgörü sahibi, sabırlı, sosyal zekası yüksek ve güler yüzlü olma şeklinde sıralayabiliriz. Bu özelliklerin erkeklerde yoksunluğundan bahsedilemez tabi ki ama kadınlar için kullanacağımız ana terim her kelimenin başına gelecek olan 'daha' tamlamasıdır. Bu doğrultuda halkla ilişkiler faaliyetlerinin kapsamını göz önünde bulundurarak hakimiyetin biz kadınlarda olması kaçınılmaz bir sonuçtur. Halkla ilişkilerin kadın egemenliğinde olması da mesleğin gelişimini hızlandırmıştır.

‘iş Adamı’ tanımlaması hem kadını hem erkeği kapsayan genel bir anlam ifade etmediği için ‘iş İnsanı’ şeklinde tanımlamanın daha doğru olacağını düşünüyorum. Artık kadınların da iş hayatında egemenliğinin fazla olduğunu göz önünde bulunduracak olursak ‘iş İnsanı’ en doğru tanımlama olabilir.

Genel olarak iş hayatında, özel olarak sektörünüzde kadın olmanın avantajlı ve dezavantajlı yönleri var mı, neler?

Toplumumuzda ataerkil bir yapının yerleşmiş olduğu aşikar. Son zamanlarda bu yapı biraz kırılmış olsa da, halkla ilişkiler sektöründe kadın egemenliğinin daha yoğun olması ve ataerkil yapının etkileri zaman zaman  önümüzde engel teşkil edebiliyor. Bu durumun sadece halkla ilişkiler sektörü için değil tüm sektörlerde çalışan kadınlar için dezavantaj olduğunu düşünüyorum. Kadınların daha kolay empati kurma yeteneğine sahip olmalarının, güler yüzlü olmalarının, sabırlı ve daha hoşgörülü olmalarının sektördeki en önemli avantajlar arasında yer aldığına inanıyorum.

Kadınlar evlendikten sonra çocuk ve kariyer arasında sıkışıp kalıyor. Sizce ikisini bir arada yürütmek mümkün mü?

Anne olmam hayatımdaki en güzel değişiklikti.  Hem annelik hem de iş hayatım hiçbir zaman ağır ve yorucu olmadı benim için. İş hayatıma ve sosyal hayatıma kaldığım yerden oğlum ile birlikte devam ettim. Hamileliğinin 9.ayına kadar çalışan bir anne olarak tabi ki bazı dönemlerde beni biraz yavaşlattı. Ama kesinlikle çalışma azmimi kaybettirmedi, aksine oğlum benim en büyük motivasyonum oldu. Ona daha iyi bir gelecek hazırlamak için belki de o doğduktan sonra işime daha fazla emek verdim. Hem çocuk hem kariyer, ikisini bir arada yürütmenin bana olumlu dönüşlerini yaşıyorum. Bu anlamda ikisini birden yürütmenin mümkün olduğunu öğrendim.